Sunnet Nedir?

Sünnet sözcüğü Arapça kökenlidir ve “adet, yol, davranış, işlek yol” anlamlarına gelir. Daha geniş anlamdaysa, “Allah Yolu”nu ya da insanın adet durumuna soktuğu iyi davranışı anlatmaktadır. İslam dininde peygamberin yaptığı ya da yapmayı önerdiği davranışlara uymaya “sünnet” denmektedir.

Tıbbi olarak, erkek çocuklarda penis başını örten sünnet derisinin, belirli bir şekilde ve ölçüde, cerrahi olarak çıkartılması şeklinde tanımlanan sünnet Peygamberimiz tarafından da önerilmiştir. Ülkemizde sünnet dini ve sosyal bir istek olup, çocuk döneminde yaygın olarak uygulanmaktadır.

Sünnetin faydaları nelerdir?

Sünnet derisiyle ilgili problemleri önler, varsa giderir.

İleri yaşlarda ortaya çıkabilecek penis kanseri olasılığını azaltır.

AİDS, Hepatit-B, Hepatit-C gibi hastalıkların cinsel yollarla bulaşma olasılığını azaltır.

İdrar yolları iltihabı sıklığını 10 kat azaltır.

Sünnetsiz erkeklerle beraber olan kadınlarda ortaya çıkabilecek rahim ağzı kanseri olasılığını azaltır.

Penise daha kozmetik bir görünüm kazandırır.

Oğlumuzla sünnet hakkında konuşurken nelere dikkat etmeliyiz?

Çocuklara “sünnet olmayacağı, iğne veya kesme gibi işlemler yapılmayacağı, sadece muayene olacağı” şeklinde kandırmalar sıklıkla yapılmaktadır. Daha sonra çocuk gerçekle karşılaştığında korku ve tepkisi daha fazla olmakta, ayrıca ailesine ve hekime güveni sarsılmaktadır. Oğlunuzu sünnetten önce, sünnet konusunda doğru bir şekilde ve gerçekleri anlatarak bilgilendirin ve psikolojik olarak sünnete hazırlayın. Her konuda olduğu gibi sünnet konusunda da asla yalan söylemeyin. Unutulmamalıdır ki, “masum” ve “küçük” de olsa, çocuğa sünnet hakkında söylenen yalanlar, sünnetin ve sünnet sonrası dönemin daha sıkıntılı geçmesine neden olur.

Oğlunuzla yerli yersiz sünnet konusunu konuşmayın; uygun bir ortam hazırlayarak konuşun. Başkalarının da sürekli sünnetten bahsetmelerini ve oğlunuza korkutucu şeyler söylemelerini engelleyin.

Konuşma sırasında tedirgin ve heyecanlı olmayın; çok önemli bir olaydan değil, normal bir olaydan bahsediyormuş gibi davranın Ses tonu ve yüz ifadenizi buna uygun bir şekilde kullanın. Oğlunuzun sürekli sizi izleyeceğini ve sizin ruh halinizin oğlunuza aynen yansıyacağını, bu durumun da sünneti ve sünnet sonrasını olumsuz şekilde etkileyeceğini aklınızdan çıkartmayın."Kestirmek, kesilmek, kesmek" yerine "sünnet ettirmek, sünnet olmak" tabirlerini kullanın.

"Ucundan pilav yapılacak, ucuna boncuk takılacak" gibi asılsız sözler söylemeyin.

Neden sünnet olması gerektiğini; sünnetin asırlardır her Müslüman erkek çocuğuna uygulandığını; hatta sağlıklı olduğu için artık tüm dünyada sünnetin uygulanmaya başlandığını; artık kendisi için de sünnet zamanının geldiğini anlatın.

Sünnetten önce oğlumuzu bir doktora muayene ettirmeli miyiz?

Sünnet küçük de olsa cerrahi bir işlemdir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi sünnetin de komplikasyonları vardır. Bu komplikasyonları en aza indirmek için, çocuk sünnetten önce bir doktora mutlaka muayene ettirilmelidir. Daha önce fark edilmeyen bazı problemler, bu muayeneler sırasında saptanabilir. Çocuğunuzun sünnete engel bir durumunun olup olmadığı, kullanılacak ilaçlara alerjisinin olup olmadığı, hangi ilaçların kullanılabileceği, sünnetin nerede ve hangi yöntemle yapılmasının daha uygun olduğu tespit edilebilir. Böylece zaman, para ve manevi kayıplarla sonuçlanabilecek, oğlunuzun ve sizin uzun süre acı çekmenize ve üzülmenize neden olabilecek, bazen telafisi mümkün olmayan sorunların önüne geçilebilir. Bu nedenle çocuk sünnetten önce mutlaka bir doktora muayene ettirilmelidir. (Doktor Amcalar olarak bizler sünnetini yapalım yapmayalım, başvuran her sünnet çocuğunun sünnet öncesi ücretsiz muayenesini yapmayı toplumsal bir görev olarak kabul etmekteyiz.)

Sünnet komplikasyonları nelerdir?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi, sünnetin de nadir de görülse bazı riskleri ve komplikasyonları vardır. Sünnetin yetkisiz ve bilgisiz kişilerce, uygun olmayan ortam ve aletlerle yapılması sonucu ortaya çıkma olasılığı artan bu komplikasyonlar şu şekilde sıralanabilir:

Lokal Anestezi İçin kullanılan İlaçlara Bağlı Komplikasyonlar:

Alerji,

Kalp ve damar problemleri,

Merkezi sinir sistemi problemleri,

Zehirlenme problemleri,

Kısmi veya tam penis kaybı (Lokal anestezide adrenalin içeren ilaçların kullanılması sonucu, çok nadir olarak ortaya çıkar.)

Ölüm.

Cerrahi ve Ürolojik komplikasyonlar:

Kanama:Normal veya kan hastalığı olan çocuklarda, uygun olmayan tekniklerle yapılan sünnetlerde ya da sünnet sonrası travmayı takiben gözlenir. Normal çocuklarda ikinci bir cerrahi işlem  yeterli iken, kan hastalığı olan çocuklarda bazen çok geç kalınabilir.

Sünnet derisinin fazla veya az kesilmesi.

Şekil bozukluğu: Uygun olmayan teknik ya da işin uzmanı olmayan kişilerin yaptığı sünnetlerde daha sık gözlenir. Şekil bozukluğu kabul edilebilir sınırlarda  ya da aile ve çocuğu rahatsız etmeyecek düzeylerdeyse adolesan çağına kadar beklenir. Adolesan çağı sonrası şekil bozukluğu azalmamış ya da kaybolmamışsa tekrar sünnet gerekir.

Kalıcı sakatlık: Aşırı doku kaybı ya da koterle yapılan sünnetlerde oluşan aşırı yanıklarda gözlenir. Çeşitli ameliyatlarla kısmen düzeltilme yapılabilse de, fonksiyon kayıpları düzeltilemez.

Kötü yara iyileşme dokusu,

Penis başının kesilmesi,

Enfeksiyon: Özellikle toplu sünnetlerden veya asepsi ve antisepsi kurallarını bilmeyen kişilerin yaptığı sünnetlerden sonra gözlenir.

İdrar yapamama,

Fistül,

Hipospadias veya epispadias,

Hepatit-B, Hepatit-C, AİDS bulaşması: Özellikle toplu sünnetlerde veya asepsi ve antisepsi kurallarını bilmeyen kişilerin yaptığı sünnetlerden sonra gözlenir.

Tetanoz,

Lenfödem

Psikososyal komplikasyonlar.

Psikososyal komplikasyonlar.

Nadir görülen komplikasyonlar:

Mide yırtılması,

Akciğer embolisi,

Kalp yetmezliği,

İmpotans.

Sünnetle Hepatit-B’nin ilişkisi nedir?

Sünnet cerrahi aletler kullanılan bir ameliyattır. Cerrahi aletlerden bulaşan hastalıkların başında da Hepatit B gelmektedir. Toplumun % l0’u bu virüsü taşıyıcı özelliğe sahiptir. Yani, sünnet edilen çocuklardan bir kısmı bu virüsü taşımaktadır. Mikropsuzlaştırma işleminden (sterilizasyon) geçirmeden, birden fazla çocukta kullanılan cerrahi alet ve malzemeler sayesinde Hepatit-B gibi hastalıklar bir çocuktan diğerine geçirilmektedir. Hepatit B alan kişinin ileri yaşlarda karaciğer kanserine ve siroza yakalanma olasılığı, normal insanlara göre daha fazladır. Günde 15–20 sünnet yapan kişilerin ne yazık ki aynı sayıda sünnet seti bulunmamakta, aynı cerrahi alet ve malzemeler ile birden fazla çocuğu sünnet etmekte ve dolayısıyla bu tür hastalıkların yayılmasında rol almaktadırlar. Toplu sünnetlerde de cerrahi aletler uygun şekilde mikropsuzlaştırma işleminden geçirilmeden birden fazla çocukta kullanılmakta, diğer tüm sünnet komplikasyonları gibi Hepatit-B bulaşma olasılığı da artmaktadır.

Sünnetle Hepatit-B’nin ilişkisi nedir?

Sünnet cerrahi aletler kullanılan bir ameliyattır. Cerrahi aletlerden bulaşan hastalıkların başında da Hepatit B gelmektedir. Toplumun % l0’u bu virüsü taşıyıcı özelliğe sahiptir. Yani, sünnet edilen çocuklardan bir kısmı bu virüsü taşımaktadır. Mikropsuzlaştırma işleminden (sterilizasyon) geçirmeden, birden fazla çocukta kullanılan cerrahi alet ve malzemeler sayesinde Hepatit-B gibi hastalıklar bir çocuktan diğerine geçirilmektedir. Hepatit B alan kişinin ileri yaşlarda karaciğer kanserine ve siroza yakalanma olasılığı, normal insanlara göre daha fazladır. Günde 15–20 sünnet yapan kişilerin ne yazık ki aynı sayıda sünnet seti bulunmamakta, aynı cerrahi alet ve malzemeler ile birden fazla çocuğu sünnet etmekte ve dolayısıyla bu tür hastalıkların yayılmasında rol almaktadırlar. Toplu sünnetlerde de cerrahi aletler uygun şekilde mikropsuzlaştırma işleminden geçirilmeden birden fazla çocukta kullanılmakta, diğer tüm sünnet komplikasyonları gibi Hepatit-B bulaşma olasılığı da artmaktadır.

Sünnet işleminde sünnet ekibinin uyması gereken tıbbi kurallar nelerdir?

Sünnet ne kadar basit görülse de  önemli bir cerrahi girişimdir. Bu nedenle klasik yöntemlerle yapılan sünnetlerde daha önemli olmak üzere, sünnet yapılan yer ve aletlerin sterilizasyon ve antisepsi gibi yöntemlerle mikropsuzlaştırılması zorunludur. Sünnet, her çocuğa mikropsuzlaştırma işleminden geçirilmiş bir sünnet seti kullanılarak yapılmalıdır. Mikropsuzlaştırma ilaçlarıyla silinen penisin yine mikropsuzlaştırma işleminden geçirilmiş bir örtüyle örtülmesi, eldiven kullanılması ve kullanılan malzemenin sünnet bitiminde atılması, her sünnet için yeni malzeme kullanılması gerekmektedir. Sünnet ekibinin bu kurallara uyup uymadığını önceden öğrenin veya uyulmuyorsa sünnet sırasında uyarın.

Sünnet yapılmasını gerektiren nedenler nelerdir?

Tıbbi Nedenler:

Postitis,

Balanitis,

Balanopostitis,

Fimozis,

Parafimozis,

Sık idrar yolları iltihabı,

Smegma birikimi.

Tıp Dışı Nedenler:

Dini,

Sosyokültürel,

Ailevi (Babanın sünnet durumu).

Sünnet derisi penis başına yapışıksa ne yapmalıyız?

Yenidoğanda sünnet derisinin penis başına yapışık olması gayet doğaldır. Bu iki yapının ayrışması anne karnındaki hayatın geç döneminde başladığından, doğumda bebeklerin ancak %4’ünde sünnet derisi tümüyle geri çekilebilir. Yenidoğanların neredeyse %50’sinde sünnet derisi idrar deliğini görebilecek kadar dahi geri sıyrılamaz. 6. aya kadar bebeklerin ancak % 20’si tümüyle sıyrılabilen sünnet derisine sahipken, bu oran 3 yaşında % 90’a ulaşır. Ergenliğe kadarsa hemen tüm çocukların sünnet derileri tamamen geri çekilebilecek hale gelir.

-Gelenek ve görenek sebebiyle olsa gerek, birçok kişi sünnet derisinin erken yaşta geri çekilmeye alıştırılmasını savunur. Bunlara bazı doktorlar, özellikle çocuk doktorları da dahildir. Ancak tıbbi yönden bakıldığında, sünnet derisinin erken “açılması” gereksiz olduğu gibi; kanama, kötü yara iyileşme dokusu, ağrı ve psişik travmaya neden olabilir. Sünnet derisinin penis başından tümüyle ayrışmasının doğumla başlayan ve 10-14 yıl kadar sürebilen bir süreç olduğunu bilmek ve ailelere anlatmak gerekir.

Sünnet derisi yapışıklığına bağlı olarak oluşan sık idrar yolları enfeksiyonu, sünnet derisi ve penis başı iltihabı gibi sağlık sorunlarını engellemek için “açtırma” işlemi uygun bir çözüm değildir. Böyle sağlık sorunları oluşuyorsa önce tedavisi yaptırılmalı, daha sonra yaş durumuna bakılmaksızın sünnet ettirilmelidir.

Sünnet derisinin yapışıklığı sünnette bir sorun yaratır mı?

Kayda değer bir sorun oluşturmaz.

 

Sünnet yapılmamasını gerektiren nedenler nelerdir?

Tüm penis anomalileri:Hipospadias, epispadias, penis şekil bozuklukları, penis torsiyonu vb. (Hipospadias, epispadias gibi anomalileri düzeltme ameliyatları sırasında sünnet derisinin kullanılabileceği unutulmamalıdır.)

Penis veya sünnet derisinde iltihap, pişik,

Prematür bebek,

Kanama bozuklukları (Hemofili gibi),

Ciddi sağlık problemleri.

Sünnet hangi yaşta yaptırılmalı?

İdeal sünnet yaşı konusunda bilimsel olarak tam bir görüş birliği olmadığından, aileler sünnet yaşı konusunda genellikle kararsız kalmaktadırlar.

3-6 yaşları arasıda sünnet yapılakendine göre olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Hekim ve aile çocuğun durumuna göre sünnet zamanına beraber karar vermesi uygundur.

Sünneti yasal olarak kimler yapabilir?

Ülkemizde sünnet yasal olarak hekimler yapabilir.

 

Sünneti kimlere yaptırmalı?

Sünnette önemli olan, çocuğa yapılacak cerrahi işlemin mümkün olduğunca psikolojik travma oluşturmadan, hijyenik şartlara uygun ve problemsiz yapılmasıdır. Sünnet törenine, sünnet elbisesine, sünnet davetiyelerine gösterilen özen kadar, sünnet yapacak kişiyi ve yöntemi seçmeye de özen gösterilmelidir. Bu konuda şu soru önem kazanmaktadır: Ülkemizde bu kadar önem verilen, her yıl yaklaşık 750.000 erkek çocuğunu ve bunların yaklaşık 2,5 milyonluk bir aile topluluğunu ilgilendiren sünnet, gerçekten tıbbı ve dini açıdan amacına uygun tarzda yapılmakta mıdır? Bu sorunun cevabına tam olarak “Evet” demek mümkün değildir. Tıp literatüründe birçok sünnetçi hataları yazılmıştır.

Sünneti eskiden berberler, kendilerini göbekten sünnetçi olarak kabul eden kimseler veya Anadolu’da ''Abdal'' diye tabir edilen kimseler yaparlardı. Maalesef günümüzde bu durum, az da olsa devam etmektedir. Özellikle taşrada ve kırsal kesimlerde, bölgeler adeta sünnetçiler arasında paylaşılmıştır. O bölge insanı tanıdığı, bildiği eski usul sünnetçilerden bir türlü vazgeçememekte ve çocuklarını hala anatomi, fizyoloji, psikoloji ve cerrahi kurallar açısından bilgisiz ve yetkisiz kişilere sünnet ettirmeye devam etmektedirler. Çocuğun sağlığını bir kenara atmalarına rağmen, bu gibi kişilerin tercih edilme nedenlerinden biri de, sünneti çok süratli ve bir gösteri havasında yapmalarıdır. Bu yüzden ülkemizde hala çok sayıda sünnet hatalarına rastlamaktadır.

Diğer yandan cerrahi malzemelerden Hepatit-B, Hepatit-C, AİDS gibi hastalıklar bulaşabilmektedir. Toplumun %10’u Hepatit-B taşıyıcısıdır. Yani, yaklaşık her 10 çocuktan biri bu virüsü taşımakta ve mikropsuzlaştırma işleminden (sterilizasyon) geçirmeden, birden fazla çocukta kullanılan malzeme sayesinde Hepatit-B bir çocuktan diğerine geçirilmektedir. Hepatit B alan kişinin ileri yaşlarda karaciğer kanserine ve siroza yakalanma riski normal insanlara göre daha fazladır. Günde 15–20 sünnet yapan kişilerin ne yazık ki aynı sayıda sünnet seti bulunmamakta ve dolayısıyla bu kişiler bu tür hastalıkların yayılmasında rol almaktadırlar.

Unutulmaması gereken en önemli nokta, sünnetin bir ameliyat olduğudur. Bu nedenle sünnet gerekli kurallar içinde uygulanmadıkça, sadece organik değil, önemli psikolojik sorunları da beraberinde getirebilecek bir cerrahi girişim olarak değerlendirilmelidir. Oğlunuzun sünnetini yapan kişinin bütün bu kurallara uyup uymadığını önceden öğrenin veya uymadıklarını görürseniz sünnet sırasında uyarın.

Sonuç olarak sünnet; anatomi, fizyoloji, psikoloji ve cerrahi kurallar açısından bilgili ve ameliyat yapmaya yetkili; sünnet komplikasyonlarını bilen ve onarabilen, eğitimli ve tecrübeli doktorlara yaptırılmalıdır.

Sünnette kullanılan uyuşturma yöntemleri nelerdir?

Sünnet girişimi sırasında uygulanan uyuşturma seçenekleri şunlardır:

Genel anestezi

Lokal anestezi

Yenidoğan dönemindeki sünnetlerde uyuşturma yapmaya gerek var mı?

Eskiden bazı doktorlar, özellikle ilk bir ay içinde yenidoğanın ağrı duymayacağı savıyla, anestezisiz sünnet yaparlardı. Ancak yoğun klinik araştırmalar, bu düşüncenin yanlışlığını kesin olarak ortaya koymuştur. Bugün, yenidoğan bebeğe anestezisiz sünnet yapma görüşü bilimsel olarak reddedilmiştir.

Sünneti nerede ve hangi uyuşturma yöntemiyle yaptırmalı?

Sünneti cerrahi bir işlem olarak düşündüğümüzde, hemen her cerrahi girişim gibi, sünnetin de ameliyathanede ve genel anestezi altında yapılması ideal gözükebilir. Ancak, ülkemiz gibi dini ve geleneksel nedenlerle, tüm erkek çocukların mutlaka sünnet edildiği toplumlarda, tüm sünnetlerin bu şekilde yapılması pratik olarak mümkün değildir. Çünkü ülkemizde sünnete aday erkek çocuk sayısı, her yıl için, her 100.000 nüfusa karşı 1.000 civarındadır. Yani kaba bir hesaplamayla 65 milyonluk ülkemizde, her yıl yaklaşık olarak 750.000 erkek çocuğu sünnet edilmektedir. Bu sayıya yetecek ameliyathane bulmak imkansızdır. Ekonomik şartlar ve ameliyathane maliyetleri de göz önüne alınmalıdır. Ayrıca bu kadar çok sayıda genel anestezi uygulamasının ortaya çıkartacağı, ölüm riski de dahil olmak üzere, genel anestezi komplikasyonları kabul edilemez boyutlara ulaşacaktır. Bu nedenlerle, tüm sünnetlerin ameliyathanede ve genel anestezi altında yapılması akılcı bir yaklaşım değildir.

Sonuç olarak; sünnetin asepsi ve antisepsi kurallarına uygun olarak hazırlanmış ortamlarda ve yine bu kurallara uygun olarak hazırlanmış aletlerle eğitimli ve tecrübeli doktorlar tarafından, lokal anesteziyle yapılması en pratik ve uygun çözümdür. Sünnetin ameliyathane ortamında genel anesteziyle yapılmasıysa bazı özel tıbbi gereklilikler ve kişisel tercihlerle sınırlandırılmalıdır.

Toplu sünnetin sakıncaları nelerdir?

Toplu sünnetlerde, genellikle her bir sünnete yeterince zaman ayrılamaz ve cerrahi kurallara uyulamaz. Ayrıca mutlak gerekli olan sünnet öncesi muayene yapılamaz. Bunların sonucunda bütün sünnet komplikasyonları daha fazla görülür. En fazla görülen sünnet komplikasyonları şunlardır:

Hepatit-B gibi bulaşması,

İltihap gelişmesi,

Hatalı sünnet,

Kanama,

Psikolojik travma.

Toplu sünnetlerde çocuklar ne yazık ki bu tür muayenelerden geçirilmemekte ve buna bağlı üzücü sonuçların ortaya çıkma olasılığı artmaktadır. Tüm bu sebeplerle toplu sünnet uygulamasından kaçınmak gerekir.

Sünnet sırasında sünnet çocuğunun yanında kimler bulunmalı?

Bu konu ülkemizde oldukça büyük bir sorun oluşturmaktadır. Büyükler ve çevredekiler, bazen meraktan, bazen de çocuk için daha iyi olacağını düşünerek, sünnet sırasında çocuğun yanında kalmayı istemektedirler. Bazı çocuklar, bu durumdan utanabilir, büyüklerine karşı naz yapabilir veya büyüklerin yüz ifadesinden ve davranışlarından etkilenerek korkabilir ve huzursuzlanabilirler. Kimi büyüklerse sünneti seyrederken etkilenip fenalaşabilir, bayılabilir ve sünnet ekibinin dikkatini dağıtabilirler. Bu durumlar, çocuğu ve sünnet ekibini olumsuz yönde etkileyebilir ve sünneti güçleştirebilir. Bu nedenlerle sünnet ortamında sünnet ekibinden başka kimsenin olmaması en idealidir.

Bazı çocuklarsa büyüklerinin yanında bulunmasından cesaret alarak, olumlu yönde etkilenirler veya büyüklerinin yanında olmaması nedeniyle huzursuzlanabilirler. Böyle özel durumlardaysa çocuğun yanında uygun büyüklerin kalmasına izin verilebilir.

Sonuç olarak, çocuğun isteği ve durumunu göz önüne alarak, bu konuda son kararı doktor vermelidir.